Yaratilisi Gozlerinizle Gormek Istermisiniz… Bu Sizin Hikayeniz

Yaratilisin en görkemli kanıtlarından biri insanin bizzat kendi yaratilisindan gelmektedir. Aslında memelilerin hemen hepsi bu sekilde üreme faaliyeti içerisinde olsalarda yinede muhtemelen en görkemlisi insanin yaratilis surecidir. Öncelikle insanin yaratilisindan hemen once erkek ve kadin arasındaki biyolojik üreme uyumu oldukça dikkat cekicidir. Erkeğin cinsel organi tam olması gereken yerde, tam olması gereken donanıma sahip iken kadininki de ayni sekilde tam olması gereken yerde ve olması gereken özelliklere sahiptir. Bu görüntüsel ve organsal uyum isin aslında en basit yani kalmaktadır. Konunun detaylarına girdikçe yüce Allahin

” Onlar Allahin kadrini hakkini vererek takdir edemediler” Zümer 67

dediğimiz olayın farklı bir yorumu ile yine Karsi karşıya kalıyoruz. Çünkü gundelik hayatımızda yaratilis uzerine hiç düşünmüyoruz, sahip olduklarımız hakkında hiç degerlendirme yapmıyoruz. Bunları yapmadigimiz icinde birazdan detaylarını oldukça basit bir anlatımla kısa olarak görebileceğiniz yaratilis kanıtlarıni keşfedemiyoruz ve uzerinde fikir yurutemiyoruz. Halbuki kısa bir animasyon olarak dahi yaratilisin görkemini goren bir kisinin kalbinin Allaha meyletmemesi kacinilmazdir çünkü bu kompleks süreç yüce Allahin yaratmasıdır.

 

Asagidaki ceviri yazı ayrıca evrimciler acısından da oldukça sikinti verici gercekler içermektedir. Öncelikle bu kadar kompleks bir sistemin tesadüflerden umulmasi hilkat garibesi bir inanc iken bunun yaninda yazıda spermin kendisinin indirgenemez kompleks bir yapıya sahip olduğu gösterilmektedir. Indirgenemez kompleksligin ne oldugunu hatirlamayanlar icin su sekilde özetleyelim: Adim adim her adımda faydalı mutasyonların birikmesi ile gerçekleşmesi imkansız süreç. Çünkü ilgili organ yada özelliğin ayni kullandigi birden çok parca yada özellik bulunmaktadirki bunlar ayni anda tesadüfen oluşması sans kelimesini dahi imkansız hale getirmektedir.

 

İste artık teknik bir terim olan indirgenemez komplekslik acısındanda evrimcilere paganist tesadüfculere meydan okuyan bir yaratilis kanıtı var elimize. Gelin Doktor Jonathan Mc latchie nin yazısına bakalim

 

Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi; dedi ki: ‘Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?’ Yasin 78

 

Ayrıca dikkatinizi çekmek istediğim bir baska husus daha var. Spermin kafa kısmında bulunan akrozomol zar özel olarak anne rahminde bulunan yumurtanın dis yüzeyi ile etkileşime girmek icin yaratilmistir. Akrozomal zar daha once hiç biyoloji egitimi almamistir boylelikle nasıl bir ortama adapte olması gerektiğini öğrensin yada yada kimya egitimi alarak kendini bu ortamlara hazirlamamistir. Akrozomal zar sperm ilk kez ortaya ciktiginda bu özelliklere sahiptir ayni sekilde kadin yumurtasıda ilk kez ortaya ciktiginda spermin yapisini daha once hiç karsilasmamis olmasina ragmen bilmektedir. Bu zavallı akilsiz, şuursuz biyolojik ogeleri birer yaratilis kanıtı olarak ortaya koyan ve gözümüzün icine sokan ancak yüce Allahin bize bilgiyi bahsetmesidir. Boylelikle Rabbimizin kudretli yaratilisina daha yakından ve çok daha etkileyici bir sekilde bakabilmekteyiz. Akrozomal zarda meydana gelen en ufak hasar erkeğin yumurtayı dolleme yeteneğini büyük ölçüde yok eder. Su anda günümüzdeki en büyük kisirlik sorunlarından biri bu akrozomal zar anomalileridir.

 

Son olarak yazıdaki teknik hususlar kafanızı karistirmasin, genel geçer bir okuma dahi size temel olarak makalenin asli amacını ulastiracaktir.

 

Indirgenemez Kompleks Bir Süreç- Sperm ve Yumurtanin Ask Hikayesi

 

İnsan üreme biyolojide belki de teleolojinin en tipik örneğidir. Döllenmiş bir yumurtanın dokuz ay boyunca bir bebek haline gelme süreci, mükemmel mühendislik ve dahiyane tasarımı ortaya koyar. Bu karmaşık süreç başlamadan önce, bir sperm hücresinin bir yumurta ile birleşmesi gereklidir; her biri insanlarda 23 kromozom taşır. Bu inanılmaz başarı, bilinçli bir amaç ve öngörünün açık izlerini taşır. Bu olağanüstü sürecin animasyonunu buradan izleyebilirsiniz:

 

https://www.youtube.com/watch?v=_5OvgQW6FG4&t=327s

 

Burada, sperm hücrelerinin tasarım özelliklerine odaklanacağım. İlerleyen bir gönderide, seminal sıvının tasarım özellikleri ve sperm kapasitasyonunu tartışacağım. Sperm hücreleri, baş, orta kısım ve flagellum (Kamci) olmak üzere üç bileşenden oluşur ve yüz milyonlarca hücre, cinsel ilişki sırasında boşalma yoluyla servikse salınan seminal sıvı içinde taşınır. Her bosalma ile  erkek, iki yüz ila beş yüz milyon sperm hücresi salar (yaklaşık olarak semenin her mililitresinde 100 milyon). Bu üç bileşen ve seminal sıvı, her birinin görevi olan bir sperm hücresinin bir yumurta ile birleşerek zigotu (döllenmiş bir yumurta) oluşturma misyonu açısından hayati öneme sahiptir. Şimdi sırasıyla her birini ele alalım.

 

 

Kafa Kismi

 

Baş, yoğun şekilde sarılmış kromatin liflerini taşır ve haploid genomu içerir — gelecek neslin miras alacağı genetik malzemenin yarısı toplamda (diğer yarısı annenin yumurta hücresinden gelecektir). DNA’nın sıkı bir şekilde paketlenmesi, taşıma sırasında hacmini en aza indirmek amacıyla gerçekleşir.

Sperm başının ucunda, akrozom adı verilen bir membranöz organel bulunur ve çeşitli hidrolitik enzimleri içerir. Bu enzimler salındığında, yumurta hücresi zarını sindirir ve bu şekilde yumurtaya nüfuzu kolaylaştırır. Akrozom olmadan sperm hücresi, yumurta hücresinin zarını delip yumurtayı döllenebilir hale getiremez. Cell and Developmental Biology dergisinde yayımlanan bir derleme makalesine göre:

 

Herhangi bir yapısal veya fonksiyonel akrozomal anormallik, sperm füzyonunu bozabilir ve sonunda kısırlığa yol açabilir. Dahası, çalışmalar, akrozomal anormallik içeren spermlerle yapılan intra-sitoplazmik inseminasyonun,( Kisirlik tedavisinde spermin enjeksiyonu islemi)  döllenme engelleri olmadan bile başarılı döllenmeye yol açmadığını göstermiştir, çünkü yumurta hücresi etkili bir şekilde aktive edilememiştir… Bu nedenle, akrozom döllenme için vazgeçilmezdir.1

 

Bir sperm, yumurtanın çevresini saran özel bir hücre dışı matriks olan zona pellucida ile moleküler etkileşimlere girdiğinde, bir dizi moleküler islem başlamaktadır. Sperm hücresinin plazma zarındaki özel reseptörler, spermadhesinler veya integrinler gibi, zona pellucida üzerindeki karşılık gelen ligandları tanır ve bunlara bağlanır. Bu bağlanma, spermin içinde sinyal yolaklarının aktive olmasına neden olur. Sperm reseptörlerinin zona pellucida ligandlarına bağlanması, kalsiyum iyonlarının (Ca2+) sperme akışına neden olur. Bu kalsiyum akışı genellikle spermin plazma membranındaki ligand-reseptör bağlanmasından sonra aktive olan iyon kanalları veya reseptörler aracılığıyla gerçekleşir. Hücre içi kalsiyum seviyelerindeki artış, spermin içinde bir sinyal kaskadını başlatır. Kalsiyum iyonları ikinci haberci olarak işlev görür ve çeşitli avalarağmen sinyal moleküllerini ve enzimleri, içinde protein kinazları da içeren, aktive eder. Kalsiyum aracılı sinyal kaskadının bir sonucu olarak, akrozom ekzositoz geçirir. Akrozomu çevreleyen membran, sperm plazma membranı ile birleşir ve bu, akrozom içeriğinin, hyaluronidaz ve akrosin gibi enzimleri içeren, salınmasına neden olur. Akrozomdan salınan enzimler, zona pellucida’nın glikoprotein matrisini parçalamaya yardımcı olarak, spermin yumurtanın plazma membranına nüfuz etmesine ve yumurtaya ulaşmasına olanak tanır. Akrozomal içerikler, yumurta çevresindeki koruyucu katmanların parçalanmasına yardımcı olarak, sperm ve yumurta membranlarının birleşimini kolaylaştırır.

 

Akrozomun oluşumu dört aşamaya ayrılmıştır. İlk aşama, “Golgi fazı” olarak adlandırılır ve Golgi aygıtına bağlıdır; bu, akrozom oluşumu için gerekli olan proteinleri ve enzimleri üretip paketler. Bu proteinler daha sonra gelişmekte olan akrozom vezikülüne taşınır. İkinci aşamada, “kap fazı” olarak adlandırılan aşamada, Golgi kaynaklı vezikül (proakrozomal vezikül olarak bilinir), çekirdeğin ön bölümü ile birleşir ve çekirdek üzerinde bir şapka benzeri bir yapı oluşturur. Vezikülün çekirdek ile birleşmesi, membran taşıma süreçleri tarafından aracılık edilir. Proakrozomal vezikül, akrozom olgunlaşması için esansiyel olan enzimleri, glikoproteinleri ve diğer bileşenleri içerir. Üçüncü aşamada, “akrozom fazı” olarak adlandırılan aşamada, şapka benzeri yapı, akrozomun oluşumuna yol açan bir dizi yapısal değişiklik geçirir. Proakrozomal vezikül düzleşir ve uzar, çekirdeğin ön bölgesine yayılır. Golgi kaynaklı enzimler, proakrozomal vezikülde bulunan proteinleri değiştirir, onları aktif formlarına dönüştürür. Akrozomal membran da değişikliklere uğrar, akrozomun işlevleri için özelleşir. Son aşamada, “olgunlaşma fazı” olarak adlandırılan aşamada, akrozom daha fazla değişiklik ve olgunlaşma geçirir. Akrozom içindeki enzimler tamamen aktive olur ve akrozomal matris değişikliklere uğrayarak daha yoğun hale gelir. Akrozomal granül, akrozomun merkezi bölgesi olan, enzim ve protein birikimi nedeniyle yüksek elektron yoğunluğuna sahip olur. Olgun akrozom artık döllenme sürecinde görev yapmaya hazırdır. Bu olağanüstü sürecin daha detaylı bir açıklaması için okuyucuları “Memelilerde Akrozom Biyogenez Mekanizması” başlıklı derleme makalesine yönlendiririm.2

 

 

Orta Yapi

 

Orta kısım, etrafında birçok stratejik olarak yerleştirilmiş mitokondri içeren merkezi bir uzatilmis çekirdekten oluşur. Bu mitokondriler, enerji molekülü adenozin trifosfat (ATP) sentezleyen yapılardır. Mitokondri içindeki enerji üretiminin karmaşıklığı ve tasarımı — bu süreçler arasında glikoliz, sitrik asit (veya Krebs) döngüsü, elektron taşıma zinciri ve oksidatif fosforilasyon bulunur — başlı başına bir makale konusu olmalıdır, ancak su an yeri degil. Mitokondri içindeki olağanüstü süreçlere iyi bir giriş için, Harvard Üniversitesi’nden bu etkileyici organeli canlandıran üç animasyona şuradan ulaşabilirsiniz:

 

Mitokondriler tarafından üretilen ATP, flagellumun güç vuruşlarına enerji sağlar ve bu sayede sperm hücresinin dişi serviks, uterus ve uterin tüpler boyunca taşıyarak yol almasını sağlar. Bu nedenle, sperm hücresinin orta kısmı, dişi uterus ve fallop tüplerinde yüzme ve yumurtayı döllenebilir hale getirme işlevi açısından mutlak derecede önemlidir. Orta kısım ve mitokondrileri olmadan, sperm hücreleri tamamen hareketsizdir.

 

Dogumunuzdan once yoktunuz. Daha sonra babanızdan bir hücre ve anenizden bir hücre ile tek bir hücre oldunuz, gözle görülemeyecek kadar kucuk. Ardından bu hücre bölünerek bölüne bir çiğneme et parçası haline geldi ve nihayetinde icinde organlarinizin, gözlerinizin, ellerinizin kollarinizin bulunduğu vücudunuzla ile Dünyaya geldiniz. Hiç dusunduznu mu bu süreç nasıl gerçekleşiyor diye ? Bu surecin gerçekleşmesi fabrikasyon bir üretimi indirirken bu fabrikanın sahibi ve mühendisi kim diye ? Neden üretildim ? Fabrikanın sahibinin bana bilinç verme nedeni nedir diye ? Hiç zahmet etmeyin Fabrikanin ve icinde bulunduğu alanın sahibi yaratilis amacimizi çoktan acikladi ” Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım. Zaiyat 56
Insanoglu neden yaratilisini hiç düşünmüyorsun ? Yaratilisini dusunmemek onu korktuğu seylerden emin kilarmi ? Tabiki hayır insanoğlu dünyada en fazla 70-80 sene kalan bir canlı. Bu 70-80 in 60 sonrası saglikli bir insan icin bile kotu bir duruma dönüşürken kronik hastalarda durum daha trajik. O halde yaratıcı dünyayı gecici bir sure ile yaratıp insanoğlunun eline vermis bu süreçte onu deniyor. Bu sebepten onu işiten ve goren kilmiş diyebiliriz.

 

 

Kamçı Kismi- Kuyruk

 

Bakteriyel bir flagellumun (motor gibi dönen) yapisinin aksine, bir sperm flagellumu kamçı benzeri bir hareketle cirpinir  ve hareketi sağlar.

Flagellum nasıl çalışır?

 

2018 yılında Jianfeng Lin ve Daniela Nicastro, flagellar hareketin mekanizmasını aydınlatmışlardır.3 Verileri, “bükülmenin flagellumun karşıt taraflarındaki asimetrik dinein  aktivitesi tarafından üretildiğini”4 gösterdi (dyneinler, mikrotübüller boyunca ‘yürüyen’ ATP ile çalışan moleküler motorlardır ve bunu mikrotübüllerin eksi ucuna doğru yaparlar). Sonuçları ayrıca flagellar bükülmenin, “flagellumun karşıt taraflarındaki dynein’lerin inhibitörlerini sırasıyla inhibe ederek kuvvet dengesizliği oluşturan bir ‘anahtar-inhibisyon’ mekanizması nedeniyle meydana geldiğini”5 ortaya koymuştur. Başka bir deyişle, düzenleyici sinyaller, flagellumun bir tarafındaki dynein motorlarının inhibe edilmesine neden olur. Diğer tarafta ise dynein’ler mikrotübüller boyunca ‘yürür’. Flagellum, bu kaymayı direnç gösteren moleküler bağlayıcılar sayesinde bir yönde bükülür. Flagellar bükülme, dynein inhibisyonunun tarafını sürekli olarak değiştirerek sırasıyla gerçekleşir. Bu sistemin nasıl çalıştığını gösteren bir animasyon için buraya bakabilirsiniz.

Flagellum olmadan sperm hücresinin tamamen hareketsiz kalacağı icin  yumurtayı dölleme şansının olmadığı söylenebilir.

Şu ana kadar, bir sperm hücresinin bileşenlerinin azaltılamaz karmaşıklığını ele aldık. Bir sonraki makalede, seminal sıvının tasarım özelliklerini ve dişi üreme kanalında gerçekleşen sperm kapasitasyon sürecini ele alacağız.

 

Notes

  1. Khawar MB, Gao H, Li W. Mechanism of Acrosome Biogenesis in Mammals. Front Cell Dev Biol. 2019 Sep 18;7:195.
  2. Ibid.
  3. Lin J, Nicastro D. Asymmetric distribution and spatial switching of dynein activity generates ciliary motility. Science. 2018 Apr 27;360(6387):eaar1968.
  4. Ibid.
  5. Ibid.

 

 

Paylaş:

Yazar: MuratS

Gezgin, Allah aşığı, varlık bilim genel ilgi alanı- Bilim Yazarı

İlgini Çekebilir

Yeryüzü Insan Medeniyeti Olusturacak Sekilde Yaratildi

Bu yazıyı okuyanların pek cogunun 50-60 yasinin üstünde olacagini düşünmüyorum. Ortalama yas grubunun ose 20 …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir