Kısa Önsöz
Profesör Michael Egnor New York devlet üniversitesinde nöroloji ve pediatri alanında hizmet vermektedir. Özellikle beyin cerrahisi alanında ödülleri bulunan bu bilim adamı New York’un en önemli doktorlarından biri olarak kabul edilmektedir. Çalışmaları çeşitli bilim dergilerinde yayınlanmış olan Profesör Egnor Avrupa ve ABD’de bilimsel sunumlar gerçekleştirmiştir. Profesör Egnor bu yazısında Scientific American dergisinde (yazının orjinalin de Scientific American dergisi için bir link verilmektedir) yer alan ve Samanyolu Galaksisinin merkezinde konumlanmış bulunan SgrA karadeliği ile alakalı yapılan keşifler, bulgular ve bilimsel yorumların nasılda bir yaratıcıya atfedilmiş gibi verildiğini ve varlığı gözlemlenemez olan bu karadeliğin gözlemlenemez olmasına rağmen bilimsel çalışmaların içerisinde yer almasını ancak Allah yada Tasarımcı kavramlarının yer almamasını eğlenceli bir şekilde eleştiriyor.
Yaratıcımız Bir Karadelikmi
Öyle görünüyor ki yeryüzünde ki yaşamın yaratıcısı olarak niteleyebileceğimiz varlıklar her tür varoluşsal biçimden iler gelebilmektedir ( Profesör Egnor Scientific American dergisinin başlığına taş atıyor) Scientific American’dan kısa bir alıntı;
” Şiddetli ışımalar (Samanyolu galaksisinin merkezindeki karadelikten meydana gelen ışımalar kastediliyor- Galaksimizin merkezinde devasa bir karadelik bulunmaktadır[1]) yeryüzündeki varolmuş hayat ile alakalı herhangi bir fikir yada öneri sağlayabilir mi ? Işımalara sürdürdüğü sürece radyasyon yayılmaya devam etmektedir ve eğer yeryüzü samanyolu galaksisinin merkezine 10 kat daha yakın olsaydı bu kastedilen ışımaların yeryüzümüz ve marstaki atmosferi buharlaştırabilmek-yok edebilme gücü olmuş olacaktı. Ancak çok daha uzak mesafelerde dahi XUV radyasyonu yeryüzündeki kompleks yaşamın ortaya çıkışına zarar verebilir, baskılayabilirdi. Bunun yol açacağı etki çimlerin üzerinde yürüdüğünüzde çimlerde oluşan etki benzeri olacaktır, üzerine basarak onların büyümesine engel olmuş olacaktınız.”
Harvard üniversitesi astronomi bölümünden profesör Avi Loeb’e göre samanyolu merkezindeki karadelik yeryüzündeki hayatın evrimine çok farklı yönlerden etki etmiştir. Loeb;
” Geleneksel olarak sadece güneş ışımalarının yeryüzündeki hayata astronomik ışık olarak etki ettiğini düşünürdük. Ama ayrıca SgrA* karadeliği karasal hayatın şekillenmesinde rol oynamış olabilir. Bunun gibi bir gerçekle karşılaşmak bir yabancının siz daha doğmadan önce ailenizin hayatını etkilemesi gibi bir anlama gelmektedir. Eğer gerçekten SgrA* karadeliği ile karasal yaşam arasında bir ilişki tesis edilebilirse bu keşif nobel ödülüne giden bir patikaya yol açabilir.”
Bu tabi ki oldukça büyüleyici bir iddia ayrıca bu karadeliğin keşfinin bu yılın fizik alanındaki nobel ödülü içinde çok güçlü bir aday olacağını söylemek güç değil.
Başka Bir Nobel Ödülümü ?
Burada ironi bu keşfedilen karadeliğin yeryüzündeki hayata etkisi ve bilime hizmeti evet kesinlikle harika bir keşif ve belki de bir başka nobele kapı açacak ve işte buda akıllı tasarımı ve yaratıcıyı işaret edip materyalist varlık görüşlerinin silinmesi anlamına geliyor.
Akıllı tasarım-yaratılış karşıtları sık sık kara deliklerin bilimsel bir obje olduğunu ancak yaratıcının tanım gereği bilim dışı olduğunu söylemektedirler. Ama bu iki kavram karşılaştırıldığında birbirlerine parallelikler taşıdıkları görülecektir.
Her ikisi de ( Ben burada Allahtan bahsedildiğini varsayıyorum) doğa üstüdür, tanım gereği doğal dünyanın parçaları değillerdir ve keşfedilemezler. Bu sizi Allah ile alakalı sürprize uğratmasın ama bu aynı zamanda kara deliklere de uyarlanabilir bir durumdur. Kara delikler Aynştaynın genel görecelik kuramlarındaki tekilliklerdir, yani fiziğin bakış açısından bu kavramlar tanımsızdır, herhangi bir rakamdan sıfıra gidiş tanımsızdır. Yani kara delikler doğa üstüdür ve doğal dünyanın içerisinde yer almazlar. Devasa kütle çekim kuvvetleri nedeniyle doğa üstünde etkileri mevcuttur ancak etkinin kendisi hissedilebilir, karadeliğin varlığı değil.
Tam olarak bir yaratıcı ismi zikredildiğinde olan da budur. Yaşadığımız dünyanın görünen bir parçası değildir ancak etkileyendir. (Profesör Egnor burada sadece etki anlamında yaklaşıyor yaratıcı kavramına, tabi ki bu sadece verdiği örneği güçlendirmek için yapılan bir şey)
Tanrı Çıkarımı
Bizim modern Alice harikalar diyarındaki meskun bilimimiz, doğa üstü bir tekilliğe dair çıkarım yaptığında bu nobel ödülü adaylığı için müthiş bir buluş olabiliyor ancak aynı metodları izleyip Allaha atıf yaptığınızda ( ki Allah kavramının kanıtları kat kat ezici bir şekilde daha fazladır herhangi bir karadelikten yada herhangi bir şeyden) bilimsel olarak kabul edilemez bulunuyor ve kariyerinizi tehdit etmeye başlıyorsunuz.
Doğaüstü ajanlar ( doğaüstü herhangi bir şey anlamında ÇN) bilimsel sorgulama metodları açısından geçerli öğelerdir. Bir bang’in kendisi dahi evrenimizi başlatan o büyük patlama öncül tekilliğimize etki eden asli faktörlerdendir. (Doğasıyla itibariyle gözlemlenemiyor ancak bununla alakalı çalışma yapılabiliyor ÇN) Karadelikler doğa üstü şeylerdir ve bu yapılan inceleme iyi bilimdir, harika birşeydir. Hayata dair tasarım çıkarımı yapmak karadelikleri işin içine katmaya kıyasla sonsuz kere daha heyecan verici bir çıkarım olacaktır ve bu olağanüstü bir uğraştır.
[1] https://www.bbc.com/turkce/haberler-41159362 Erişim Tarihi; 05/02/2021