Yaratilis Çekirdekten Onlarca Metreye

Bu cok uzun olmayan yazı kucuk bir tefekkür yazısından ibarettir. Aslında bu yazıyı normal bir insan hemen her gün vicdanında yazmaktadır ancak insanların ezici cogunlugu yazıyı bitirmez ve yazının hakkini vermez. Çekirdekten gövdeye dallardan yapraklara ben Agaclarin yansımasında Yüce Allahi net bir sekilde hissedebiliyorum ya siz ?

Eğer hayır yanitini veriyorsanız gelin bakış acinizi değiştirelim.

Bir Çekirdekten Ormana: Tohumun İçindeki Görünmeyen Plan

İnsan, avucuna bir tohum aldığında çoğu zaman neye baktığını fark etmez. Küçücük, sert bir kabuk… oysa toprağa düştüğünde içinden; köküyle, gövdesiyle, dallarıyla, damarlarıyla, yaprak desenleriyle, milyonlarca hücrenin mükemmel uyumuyla koca bir ağaç çıkar.

Kur’an bu hakikati şöyle ifade eder:

“Ölü iken toprağı dirilten O’dur. İşte siz de böyle diriltileceksiniz.”
(Rum 19)

Bu küçük tohumun içinde saklanan düzen, yalnızca bir biyoloji sorusu değildir; aynı zamanda büyük bir metafizik bilmecedir.


Tohumdaki Sessiz Mimari

Her tohum, yalnızca genetik dizilerden oluşmaz;
içinde:

  • kutupsal eksenler,

  • hormon gradyanları,

  • kimyasal işaret ağları,

  • mekanik kuvvet düzenleri,

  • elektriksel mikrosinyaller

bir arada bulunur.

Bu kadar karmaşık ve önceden ayarlanmış bir organizasyonun, evrimcilerin iddia ettiği gibi kör mutasyonların ve seçilimin rastlantısal toplamıyla ortaya çıkmasının mümkün olup olmadığı, yalnız bilimsel bir tartışma değil; aynı zamanda güçlü bir mantık meselesidir. Tartismanin sonunda hem bilim hem insan akli hemde tecrubelerimiz tesadüflerin hiçbir şey uretemeyecegini göstermektedir  Zira tesadüfün doğası dağınıklık üretir, plan değil.
Kur’an’ın söylediği gibi:

“O’dur her şeyi yaratıp en mükemmel ölçüye göre düzenleyen.”
(Furkan 2)

Tohumdaki bu düzen, yalnızca bilgi değil, “organizasyon bilgisi” içerir — yani nerede, ne zaman ve nasıl çalışacağının bilgisi.


Aynı DNA, Farklı Görevler: Kaderi Kim Belirliyor?

Bir ağacın yaprak hücresindeki DNA ile gövde hücresindeki DNA aynıdır.
Ama biri fotosentez yaparken diğeri sert odun üretir.

Evrimsel biyoloji, bu farklılaşmayı gen düzenlenmesi ve çevresel sinyallerle açıklamaya çalışır; ancak nihai soruya cevap veremez:

“Bu hücre hangi yolu seçeceğini nasıl biliyor?”

Mutasyonlar ve seçilim, hücrenin konuma, mekanik gerilime, ışığa ve iyon dağılımına göre üst-düzey karar mekanizması geliştirmesini açıklamakta zorlanır. Bu nedenle pek çok bilim tarihçisi, gelişimin arkasında Darwinci sürece indirgenemeyen bir form prensibi olduğunu kabul eder.

Bu durum Kur’an’ın şu ifadesi ile pek uyumludur:

“Her şeyi bir ölçüye göre yarattık.”
(Kamer 49)


Morfogenez: Formun Doğuşunu Yöneten Görünmeyen İlke

Bitkinin köklerinin hep aşağıya, dallarının hep yukarıya yönelmesi; yaprakların belirli açılarla simetrik dizilmesi; damarların Fibonacci benzeri örüntüler oluşturması… tüm bunlar sadece fizik yasalarının sonucu değildir.

Bilim bu görünmeyen düzeni “morfogenetik alan”, “öz-düzenleyici ağ”, “gelişimsel program” gibi kavramlarla tarif etmeye çalışır.
Fakat bu kavramlar, nedeni tarif etmek yerine sonucu adlandırmakla sınırlıdır.

Evrimsel mekanizmaların, böyle hassas bir yönlendirici ilkeyi rastlantısal süreçlerle üretmiş olması, mantıksal olarak büyük bir tutarsızlık barındırır.

Her şeyin kör süreçlerle açıklanamayacağı gerçeği, Kur’an’da şöyle dile gelir:

“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O’nun emri bir şeyi dilediğinde sadece ‘Ol!’ demesidir; o da hemen oluverir.”(Bakara 117)

Hic dusundunuz mu ? Kapkara bir topraktan bir çekirdeğin atılması ile koca bir ağaç meydana geliyor. Cekirdek topraga uyumlu toprak çekirdeğe uyumlu. Cekirdek içerisinde bilgiyi taşıyor ama bilginin hassas ve kirilabilecek bir şey oldugunu bilirmiscesine bir muhafaza seklinde korunuyor ( DNA meyve çekirdeklerinin ic noktalarında bulunur.)Toprak gelecek olan bilginin farkindaymis gibi o hazır olup ortaya ciktiginda onu besleyecek icerige her an sahip sekilde bekliyor. Durup dururken rüzgarların, depremlerin, lavların yada bilumum doga hareketlerinin Boyle bir bilgi üretip bunu koruyup topragida buna hazır hale getirmesi mumkunmudur ? Tesadüfen bir balonun içerisine bil yetecek havanın girmesi ancak mucize olarak adlandirilabilecekken bu kadar kompleks yaratilis icin tesadüf kelimesini kullanan akil hastanesine yatırmak gereklidir. Peki bir yaratilis olduğu hakikat ise yaratıcı tüm bunları neden insanin anlayabileceği bir halde insanin anlamasi ve yorumlaması icin kolaylastirmistir ? Yaratıcı insandan ne istemektedir ?

Kökler Aşağı, Dallar Yukarı: Bu Yönelimi Kim Öğretiyor?

Bir tohum çimlendiğinde iki yön belirir:

  • kök karanlığa doğru ilerler,

  • gövde ışığa yönelir.

Evrimciler illaki bir şey söylemektedir ancak birinin bir şey söylemesinden ziyade bunun ne kadar gerçekçi ve bilimsel bir cikarim oldugunu sorgulamak durumundayız, o halde bu noktada can alici soruyu soralım :

“İlk bitki, bu yönelim algoritmasını nereden öğrendi?”

Tesadüflerin bunu üretme olasılığı, bilgisayar biliminde “bilgilendirici yapıların rastlantısal oluşma ihtimali” üzerinden değerlendirildiğinde neredeyse sıfıra yakındır.

Kur’an’ın şu ayeti bu gerçeğe güçlü bir biçimde temas eder:

“Her canlıyı sudan yarattık. Sonra onları birbirine benzeyen ve benzemeyen şekillerde oluşturduk.”
(Nur 45)

Yani farklı formların ardındaki “şekillendirme gücü”, maddî sebeplerin ötesinde bir iradeye işaret eder.


Sessiz Bir İlahi Mühendislik

Tohumdan çıkan ağacın:

  • damar geometrileri,

  • yaprak diziliş açıları,

  • dallanma algoritmaları,

  • kabuk kalınlaşma hızı,

  • tomurcuk oluşum sırası

bir yazılım gibi işler.
Biyoloji bu düzeni tarif edebilir, zaten tarif de ediyor ancak bir seyin nasıl calistigini ve neye yaradigini açıklamak onun kökeni ni açıklamak anlamına gelmemektedir.

“Mutasyon + seçilim” mekanizması, düzensizliği eleyebilir; ( Tabi bu noktada eleme yaparken ihtiyac duydugu seylere sahip olamayan zavallı canlının milyonlarca Yil boyunca bir sekilde soyunu sürdürdüğünü ve bu sekil hayatta kalmaya devam ederken kendisine isabet edecek şanslı mutasyonların her adımda gelişerek oluşmaya devam etmesinin imkansız dogasini hayal edin )
ama düzenin kendisini üretecek aktif bir akıl değildir.

Bu yüzden yaratılış perspektifinden bakıldığında şu cümle kaçınılmazdır:

“Bu kadar kusursuz plan, kör sebeplere değil; kudreti ve ilmi sınırsız olana işaret eder.”

Kur’an bunu şöyle ifade eder:

“Allah, yaratandır, yoktan var edendir, şekil verendir.”
(Haşr 24)

Paylaş:

Yazar: MuratS

Gezgin, Allah aşığı, varlık bilim genel ilgi alanı- Bilim Yazarı

İlgini Çekebilir

Bukalemun Gozlerinde Yaratilisi Görmek Ustelik Tamda Sekuler Bir Trene Binmisken

Bugün yine Yüce Allah’ın harika bir yaratımıyla karşınızdayız. O kadar çok ki bu yaratılış harikalarını …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir