Yaratilisin Ses Hali- Kulaklarımız

Kulağın Mucizevi Dünyası: Yaratılışın İşitilen Ayetleri

Gözlerimiz dünyaya açılan pencerelerimizdir deriz. Peki ya sessizliği bile bir senfoniye dönüştüren, en ufak bir fısıltıyı bile anlamla yükleyen, hatta dengemizi sağlayan olağanüstü organımız: Kulaklarımız? Bu mükemmel sistem, bize Yüce Allah’ın kudretini haykıran bir yaratılış harikasıdır.

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Suresi, 9. ayet)

Bu ayetin hikmetini kulaklarımızın yapısına baktığımızda daha iyi anlarız. Bilim, her biri ayrı bir tasarım harikası olan üç bölümden oluştuğunu söyler bize:

1. Dış Kulak: Sesin İlk Durağı
Kulak kepçemiz, ses dalgalarını toplayıp orta kulağa ileten mükemmel bir hunidir. Her insanda parmak izi gibi benzersiz olan bu yapı, sesin kaynağını tespit etmemize yardım eder. Bu, “yaratılışta bir ölçü” olduğunun kanıtıdır.

2. Orta Kulak: Titreşimlerin Dansı
Ses, kulak zarına çarptığında başlar asıl mucize. Vücudumuzun en küçük üç kemiği -çekiç, örs ve üzengi- bu titreşimleri 20 kat güçlendirerek iç kulağa iletir. Bu kemiklerin uyumu, bir orkestra şefinin yönetimi gibidir.

3. İç Kulak: Sessizliğin Senfonisi
İşitmenin kalbi salyangoz (koklea) şeklindeki iç kulaktır. Buradaki 20.000’e yakın titrek tüy hücresi, mekanik titreşimleri elektrik sinyallerine çevirir. Beynimiz ise bu sinyalleri anlamlı sese dönüştürür.

 

Kafanızda kucuk bir et parçası bu et parçası kafatasiniza doğru açılan bir yapıya sahip. Bu yapinin içerisine adına ses dediğimiz dalgalar geldiginde bunları yorumlayıp şiddetinin olcusunu veriyor, bu dalgaların boyutuna Gore bunları ses dediğimiz seye çevirip ne sesi oldugunu anlayabilmemiz icin beynimize iletiyor. Oyle bir et parçası ki sürekli olarak bir otokontrol olarak bu dalgaların girdiği yerleri temizleyip nasıl oluyor sanki sürekli ordan bir seyler gelecek temiz kalması lazım der gibi önlemler alıyor. Ayrıca bu et parçası sizin dengenizi sağlamak icin bazı sistemlere sahip ve bunları yönetiyor. Özellikle et parçası diyerek tanımlamak istedim çünkü bu şey bir et parçası ve bütünüyle etten oluşuyor. Anlayamıyor, egitim alabilmesi akil yürütmesi mümkün degil, strateji geliştirmesi bunları hayata sokabilmesi mümkün degil. Bu bir urun her halinde belli ve her urunun üreticisi mühendisi vb olur. Bizim kulaklarimizin üreticisi ve muhendisi kim, bunları bize verirken tam olarak ne ücret istedi bizden ?
İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır. Kulları içinde ise Allah’tan ancak alim olanlar ‘içleri titreyerek-korkar’. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır. Fatih 28

“Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf Suresi, 16. ayet)

Kulaklarımız sadece duymaktan daha fazlasını yapar. İç kulaktaki yarım daire kanalları, vücudumuzun üç boyutlu uzaydaki konumunu sürekli takip ederek dengemizi sağlar. Bu islem olmasaydı asla dik duramazdik, evet kulaklarimizin içerisindeki mini minnacık yapılar yürürken yada ayakta dururken dengemizi kurmamızi saglar.

“Sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere: ‘Âdem’e secde edin’ dedik.” (A’raf Suresi, 11. ayet)

Modern teknoloji bile kulaklarımızın hassasiyetine ulaşamaz. Normal bir insan kulağı 20-20.000 Hertz aralığındaki sesleri duyabilir, en hafif fısıltı ile bir jet motoru gürültüsü arasındaki inanılmaz şiddet farkını algılayabilir.

Kulaklarımız öyle bir yaratılıştır ki:

  • İki kulağımız sayesinde sesin yönünü milisaniyeler içinde tayin ederiz

  • Binlerce farklı sesi birbirinden ayırt edebiliriz

  • Uyurken bile potansiyel tehlikelere karşı “dinleme modunda” kalır

“De ki: ‘Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!'” (Mülk Suresi, 23. ayet)

Bu ayet, kulaklarımızın sadece fiziksel bir organ olmadığını, bu kulakların müthiş yaratilisini düşünerek bunları bize veren yüce Allahi anmamız gerektiğini, ona teşekkür edebilmek icin de yollar aramamız gerektiğini bizlere anlatır.

Kulaklarımız, Yüce Allah’ın sonsuz kudretinin, ilminin ve sanatının canlı bir tezahürüdür. Her duyduğumuz ses, O’nun bize olan yakınlığının bir hatırlatıcısıdır. Bu mükemmel sistem üzerinde düşünmek, bizi Yaratıcımıza daha çok yaklaştıran, şükür duygularımızı artıran bir ibadettir.

“Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ı tesbih eder. O, Aziz’dir, Hakim’dir.” (Hadid Suresi, 1. ayet)

Paylaş:

Yazar: MuratS

Gezgin, Allah aşığı, varlık bilim genel ilgi alanı- Bilim Yazarı

İlgini Çekebilir

Hiç Dusundunuz mu ? Gozyasiniz

Evrimin milyonlarca acmazindan bir taneside gözler ve görmedir. Insan gözlerine bakımda bunların gercekten kor tesadüflerin …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir