İris: Gözün Işığı Yöneten Kapısı
İnsan gözünün en dikkat çekici özelliklerinden biri, her insana özgü bir renge sahip olmasıdır. Bu renk, gözün ön kısmında yer alan iris üzerindeki pigmentler sayesinde oluşur. Ancak iris yalnızca estetik bir unsur değildir. Asıl görevi, gözün içine giren ışığı anbean ayarlamak ve retinayı korumaktır.
Kornea ile mercek arasında konumlanan iris, sahip olduğu iki farklı kas grubu sayesinde göz bebeğinin çapını sürekli değiştirir. Ortam aydınlıksa göz bebeği küçülür, karanlıksa büyür. Böylece göz, ne fazla ışıkla kör olur ne de yetersiz ışıkla işlevsiz kalır.

Işığın şiddetini ölçen, bunu beyne ileten, beyinden gelen emre göre kasılıp gevşeyen bu sistem gerçekten kendiliğinden mi oluşmuştur? Tesadüfen DNA larimizda gerceklesen ve genellikle kanser yada farklı oldukça kotu hastalıklara sebep olan gelişigüzel degisimler olan Mutasyonlar Boyle bir sistem üretebilirdi ? Siz gundelik hayatınızda rüzgarların mürekkepleri havada uçuşurken rastgele kağıtlara düşürmesi sonucu bir genel ansiklopedi kitabi cikarmasini beklermisiniz ? Peki bu ornek teki mantiksizligi görmenize rağmen sizi Yuce Allaha kulluk etmekten alıkoyan nedir ?)
İnsan bir baksın, hangi şeyden yaratıldı? (5)
Dökülüp atılan bir sudan yaratıldı. (6)
Tarik Suresi
Milisaniyelerde Çalışan Bir Koruma Sistemi
İristeki kaslar son derece hızlıdır. Aydınlık bir ortama aniden girildiğinde göz bebeği yalnızca 0,04–0,05 saniye içinde daralmaya başlar ve yaklaşık 0,1 saniyede en uygun açıklığa ulaşır. Eğer bu süre biraz daha uzun olsaydı, insan her ani ışık değişiminde geçici körlük yaşardı.
Ancak böyle bir sorun yoktur. Çünkü sistem kusursuzdur.
Bu hız, bu hassasiyet ve bu denge şunu açıkça gösterir:
Ortada kör, bilinçsiz, rastgele bir süreç değil; hesap yapan, ölçü koyan bir irade vardır.
Kur’an bu gerçeği şöyle ifade eder:
“O, her şeyi yaratmış ve ona bir ölçü takdir etmiştir.”
(Furkan Suresi, 2)
Göz Bebeği: Boşluk Ama Akıllı Bir Boşluk
Göz bebeği aslında bir doku değildir; irisin ortasındaki dairesel bir açıklıktır. Ama bu “boşluk”, gözün içine giren ışık miktarını 30 kata kadar artırıp azaltabilecek bir sistemin merkezindedir. Çapı 1,5 mm ile 8 mm arasında değişebilir ve bu değişim her iki gözde eş zamanlı gerçekleşir.
Bir göze düşen ışık değiştiğinde, diğer göz de anında buna uyum sağlar.
Peki iki göz arasında bu kusursuz senkronizasyonu kim kurmuştur?
Işık göze ulaştığında yalnızca “ışık var” bilgisi değil, ışığın şiddeti de sinirler aracılığıyla beyne iletilir. Beyin bu bilgiyi değerlendirir ve iris kaslarına tam olarak ne yapmaları gerektiğini bildirir. Tüm bu süreç, saniyenin bile altında gerçekleşir.
Tesadüfi mutasyonlar böyle bir haberleşme ağı kurabilir mi?
Felaket üreten kör değişimler, böylesine hassas bir denge oluşturabilir mi?
Açıkça görülüyor ki cevap hayırdır.
Karanlığa ve Aydınlığa Mükemmel Uyum
Göz yalnızca anlık ışık değişimlerine değil, uzun süreli aydınlık ve karanlık ortamlara da uyum sağlar. Karanlık bir ortama girildiğinde başlangıçta görme zayıftır. Ancak kısa süre içinde retina duyarlılığı kat kat artar.
-
1 dakikada: 10 kat
-
20 dakikada: 6.000 kat
-
40 dakikada: yaklaşık 25.000 kat
Toplamda göz, ışığa duyarlılığını 500.000 ila 1.000.000 kat arasında ayarlayabilir.
Bu ne demektir?
Güneş ışığı, ay ışığından 30.000 kat daha parlak olmasına rağmen, insan gözü her ikisinde de görebilir.
Bu, sıradan bir biyolojik ayrıntı değil; olağanüstü bir mühendisliktir.
Kur’an bu dengeye dikkat çeker:
“Rahman’ın yaratışında hiçbir düzensizlik göremezsin.”
(Mülk Suresi, 3)
Tesadüf Değil, Bilinçli Yaratılış
İris, göz bebeği, retina, sinirler ve beyin…
Bu sistemin tek bir parçası bile eksik olsa, görme ya çok zayıf olur ya da tamamen yok olurdu. Böyle bir yapının aşama aşama, deneme-yanılmayla, kör mutasyonlarla ortaya çıktığını iddia etmek, bilimsellik değil akıl tutulmasıdır.
Çünkü tesadüfler:
-
Ölçü koyamaz
-
Hesap yapamaz
-
Uyum üretemez
-
Sistem kuramaz
Tesadüfi mutasyonlar en fazla bozulma ve felaket üretir; düzen ve denge değil.
Bu yüzden en mantıklı, en tutarlı ve en gerçekçi sonuç şudur:
Bu sistem yaratılmıştır.
Kur’an bu hakikati insanın yüzüne şöyle vurur:
“Ey insan! Seni, üstün kerem sahibi Rabbine karşı aldatan nedir?
O ki seni yarattı, düzenledi ve ölçülü kıldı.”
(İnfitar Suresi, 6–7)
Sonuç
İris yalnızca gözün rengini belirleyen bir tabaka değildir.
O, ışığı ölçen, yöneten ve gözü koruyan canlı bir delildir.
Bu delil bize şunu söyler:
Her şey Allah tarafından yaratılmıştır.
Ve insanın görevi, bu kusursuz düzeni görüp inkâr etmek değil; şükür ve teslimiyetle kabul etmektir.
“Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.”
(Zümer Suresi, 21)
Evrim Yaratilis Evrim- Yaratilis- Dinler