Allahın En Özel Hediyesi- Bilinç

Allahın En Özel Hediyesi Bilinç

 

Gözlerimiz, ellerimiz, hareket kabiliyetimiz yada duyma kabiliyetimiz ? Bunların hepsi kesinlikle harika nimetler ve faydalarının ve yokluğunun nasıl zararlara sebep olabileceği hususu tartışması söz konusu dahi olacak bir şey değildir ama tüm bunları anlamlı hale getiren çok daha önemli bir nimete sahiptir insanoğlu, belki de hepsinin üstündeki tek nimet, bilinç.

 

Bir düşünün bilincimiz olmasaydı görmemizin, duymamızın nasıl bir ehemmiyeti olabilirdi ? Görmek, duymak, hareket edebilmek ancak bilinç olduğu takdirde anlam kazanmaktadır. Bilinç Allahın insanoğluna verdiği değerin adıdır. Bu sayede insan üzerine giyinebilecek kıyafetler yapabilmekte, güzel evler inşaa edebilmekte, doğalgaz kaynaklarını keşfedip bunları yakıta dönüştürebilme ve nakledebilme yeteneklerine ulaşabilmektedir. Etrafınızdaki canlılara baktığınızda bilincin ne büyük bir nimet olduğunu çok daha iyi anlayabileceksiniz. Kediler, köpekler, kuşlar vb. tüm canlılar sadece kendilerine verilen pozisyonu oynamaktadırlar çünkü insanoğlununkinin aksine ne elleri dünya üzerindeki nimetleri işleyebilecek formattadır nede diğer uzuvları, ama bundan da önemlisi türlerine özgü bir bilince sahip değildirler yani akla.

 

Hayvanlar iç güdüler ile yaşarlar, bir kedinin bir köpek gördüğünde ürkmesi onun zekasından değil ancak yaratılış iç güdüsünden kaynaklanmaktadır ancak insan öyle değildir. İnsan sadece korkmaz aynı zamanda elindeki imkanları mantıklı bir şekilde kullanıp söz konusu tehlike her ne ise bertaraf etmeye çalışır.

 

Bilinç aynı zamanda insanın çevresini anlamlandırmaya çalışmasıdır. Neden sorusunun sebebidir bilinç, söz gelimi neden varım ? Nasıl var oldum sorularının kaynağı, baş müsebbibi bilincin ta kendisidir. Aynaya baktığınızda eğer arada sıra kendinizi monotonluk gafletinden sıyırabilirseniz otomatik olarak şunları düşüneceksiniz, tam olması gereken bir yerde iki dudak bir yarık, olması gereken yerde parçalayıcılar yani dişler, tam olması gereken yerde bir ulaşım borusu (yemek borusu) tam gitmesi gereken yere gidiyor ve orada tam da yapılması gereken işlemler yapılıp atıklardan kurtarılması için yine başka tam olması gereken yerde duran organa gidiyor. Bu tesadüfen olmuş olamayacağına göre bu nasıl oldu ? Bunu değerlendirebilen, bunun üzerine kafa yoran tek canlı neden insan ? Neden ineklerin böyle bir değerlendirme yeteneği yok.

 

Açıkçası gafletten kendini uzaklaştırmış her kişinin soracağı sorular bunlar olacaktır ki kaynağı bilinçtir. Şempanzeler ile yüzde 95-96[1] aynı DNA’yı taşıyan insanoğlunun makineler inşaa ederken şempanzelerin hayvanat bahçesinde insanların eğlenme maksatlı onları ziyaret edebilmesinin sebebi bilinçtir.

 

Peki bilincin yanıtını verdik ancak sebebi nedir ? Bir yaratıcı yaratığı tüm türleri farkındalık- bilinç nimetinden mahrum tutup neden sadece tek bir türe, insana bunu verir ? Farkındalığa sahip olan tek canlı olarak insan otomatik olarak bilince sahip olmayan tüm canlıların yöneticisi olmuştur ama yaratıcı bunu neden böyle yapmıştır ? Biz boş boş hayatı yaşayalım ve yaratıcıya sadece ucundan kıyısından yalandan kulluk yapalım diyemi ?

 

Hayır tabi ki, Yüce Allah içimize yerleştirdiği iç güdü[2] ile birlikte bilinci de bize vererek öncelikle zatının insanlar tarafından akıl yoluyla keşfedilmesini istemektedir. Bunun ardından yine içimizde bizlere yardım için yarattığı içgüdü vasıtası ile kendisine yönelmemizi ve tüm hayatımızı bütünüyle onun rızasına vakfetmemizi istemektedir. Bilincin tüm olayı yüce Allah için geçirilmesi gereken hayatın keşfidir yoksa boş boş sürekli mal biriktirip yığmak ve emeklilik planları yapmak değildir.

 

  1. 13.Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
  2. 14.Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.
  3. 15.İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der.
  4. 16.Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, “Rabbim beni aşağıladı” der.
  5. 17.Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
  6. 18.Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
  7. 19.Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
  8. 20.Malı da pek çok seviyorsunuz.
  9. 21.Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

22,23. Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

  1. 24.“Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.
  2. 25.Artık o gün, Allah’ın edeceği azabı kimse edemez.
  3. 26.Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.
  4. 27.(Allah, şöyle der:) “Ey huzur içinde olan nefis!”
  5. 28.“Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!”
  6. 29.“(İyi) kullarımın arasına gir.”
  7. 30.“Cennetime gir.

 

Fecr Suresi

 

[1] https://www.genome.gov/15515096/2005-release-new-genome-comparison-finds-chimps-humans-very-similar-at-dna-level Erişim Tarihi; 25/01/2022

[2] https://bilimvemedeniyet.com/allaha-inanmak-dogamizda-var-bilim-allaha-inanmamizin-icgudusel-kokenlerini-kesfediyor/ Erişim Tarihi 25/01/2022

Paylaş:

Yazar: MuratS

Gezgin, Allah aşığı, varlık bilim genel ilgi alanı- Bilim Yazarı

İlgini Çekebilir

Evrimin Temel Problemleri- Homoloji

Site Yazarı Önsözü   Prof. Jonathan Wells’in ikinci yazısı Homoloji ile devam ediyoruz. Homoloji yine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir