İnsanın Kaderi- Yanma İşlemi Önemsiz Gibi Görünsede Aslında Çok Önemlidir- Prof. Michael Denton Seri (4)

Bu yazı https://evolutionnews.org/2020/07/combustion-is-anything-but-ordinary/ Adresinden ingilizceden türkçeye çevrilmiştir.

 

 

İnsanın azmi, yenilikçiliği ve su götürmez dahilik kabiliyeti teknolojinin gelişmesini mümkün kılmıştır. Ama bu bilgi aslında hikayenin sadece bir kısmını oluşturuyor. En sıradan özensiz  bir okuma ile bile rahatlıkla şunu görebilirsiniz, ilkel çağlardan Curiosity’e ( Gelişmiş bir uzay aracı- Nasa tarafından uzaya gönderilen bir araç) uzanan teknolojik yolculuğumuz sadece saldırgan tesadüfi çabalarımızın çevre tarafından desteklenmesi ile oluşmuştur. Ancak aslında bu doğru değil, üretici dahiliğimiz olmasaydı bizler hala tarım ile uğraşan yada avcılık ile geçinen ilkel bir tür olurduk. Alfred Russel Wallace’ında dediği gibi ”İlkel taş aletlerin ötesine geçmemiz mümkün olmazdı.”[1]

 

Odunun yada kömürün yanması herhangi bir yoruma değmeyecek özneler gibi görünebilir. Ama yanma işlemi ( indirgenmiş karbon ile oksijenin tepkimesi) sıradan bir şeydir ancak standarttır. Aslında bilakis oldukça özelleşmiş ve benzersiz bir işlemdir, patlayıcı özelliği ve kontrol edilebilme özelliği ile devasa bir ısı sağlanması vasıtasıyla pek çok önemli görev, gereksinim halledilebilinmektedir. Oksijen ve karbon arasında ki uyuşuk ilişki ( Genellikle kamp ateşini ilk kez başlatmaya çalışırken yaşadığımız zorluk gibi) onların düşük çevre sıcaklıkları içerisinde aktive olmalarını engelleyecek özel bir duruma sebep olur.

 

( Bu noktada aslında şöyle düşünebiliriz, eğer oksijen ve karbon[2] biraz daha düşük sıcaklıklarda aktive olsalardı ne olurdu ? Ara sıra nadiren yüksek sıcaklıklar nedeniyle kendiliğinden başlayan ancak bir türlü söndürülemeyen yangın haberleri duyuyoruz, duymayanımız yoktur sanırım. İşte bu tarz yangınların her gün defalarca kez kendiliğinden meydana geldiğini düşünün. Yada bir yaz günü aracınızı market dışına park ettiğinizi ve döndüğünüzde aracınızın yanmaya başladığını hayal edin. Korkunç değil mi ? Çok olasılık dışı senaryolar olarak görünmelerine rağmen eğer karbon ve oksijen arasındaki bu uyuşuk ilişik biraz daha aktif olsaydı modern yaşamımıza hiç geçemeyebilirdik, çünkü tüm çabamız sürekli yanan bir şeyleri söndürmek olacaktı.   Onlar, Allah’ın nimetini biliyorlar, sonra da inkar ediyorlar; onların çoğu inkar edenlerdir. Nahl 83- Çevirmen Notu)

 

Bu düşük kimyasal reaktivite ateşin güvenli kullanımına müsaade eden bir özelliktir. Bu ayrıca bizim spontane bir şekilde dış ortamda yani yüzde 21 lik oksijen düzeyine sahip ortamda  gelişigüzel ateş yakamayacağımızı göstermektedir. ( Yazarın demek istediği ateş yakmak için hazırlık, ateşi ilk parlatacak gücün kaynağının iyi ayarlanması ve tutuşturulma aşamasındaki yüksek yanıcı özellikli materyallerin sağlanması gibi hazırlanmasıdır. Şüphesiz bu bir hazırlık evresidir ve plan gerektirir.  Çevirmen Notu)

Çünkü oksijenin dış ortamda nadiren ortaya çıkan bir özelliğinden faydalanabilmemiz için onu aktive etmemiz gereklidir. Oksijen vücut içerisinde bazı katalizörler (hızlandırıcılar yada uyarlayıcılar olarak düşünebilir bu kelime. Ç.N) vasıtasıyla kullanıma hazır getirilirken bu orman vb. yerlerde yanma özelliğinin aktive olması  ile gerçekleşmektedir.

 

Rastlantıya Rastlantı Eklenmesi

 

Daha öncede söylediğim gibi, kömür odundan çok daha sağlıklı bir şekilde oksijen ile etkileşime girebilmektedir, buda çok yüksek ısılara ulaşabilmeyi ve bu ısılar vasıtasıyla çeşitli metal ürünler, fırınlar vb. üretebilmemiz sağlamaktadır, bu ısı ile de metallerin içeriğindeki cevherler çıkarılabilmektedir bu da metallurjidir. Rastlantıya rastlantı eklenmesi, kömürün yanması sadece ihtiyaç duyulan yüksek ısıyı sağlamaz ama ayrıca metal cevherinden gelen oksijenin şeritlenmesi için fırın içerisinde ki şartları indirger. Oksijen bu özelliği ile de metallerin eritilmesi ve demir ile alakalı metalurjik keşiflerin ortaya çıkabilmesi için zorunlu bir elementtir.[3] Arthur Wilson’ın şöyle not almıştır.” Bu çok şanslı bir tesadüftür böylelikle ilkel insanlar yakıt olarak bunu kullanabilmiş ve ayrıca elementlerin okside olabilmesi için indirgeyici bir kimyasal ajan olarak görev yapmıştır.”[4]

 

Aynı madde ile alakalı şöyle bir gerçek mevcuttur, kömür ateşin hammaddesidir ve ateşte metal cevherlerinin eritilmesi için gereklidir ve fırının içerisinde şartların indirgenmesi ile oksijen şeritleri metal cevherleri ile etkileşime geçebilir. Böylelikle oksijen metalurjinin ortaya çıkabilmesi ve gelişebilmesi için zorunlu ve önemli bir element olarak ortaya çıkmaktadır. Oksijen olmadan atmosferi böylesine bir ateş ve metalurji bağlamına sokmayı düşünmek bile oldukça zordur. Ayrıca kömür gibi faydalı metalurjik aktivitelerimizi destekleyebilecek farklı elementlerimizde mevcut değildir. Gözenekli yapısı (kömürün) demir ustalarına ateşi istedikleri gibi körüklemelerine müsaade etmektedir, böylelikle fırını kullanma konusunda çok daha verimli olurlar.[5]

 

Kömür kesinlikle heyecan verici, etkileyici bir elementtir doğanın düzeni için. Bununla birlikte standart odun ateşi bakır, demir yada benzeri cevherleri eritebilecek düzeyde değildir. Kömür ateşi sadece tek çıkar yoldur eski dünyanın metal çalışanları için.[6] Yukarıda açıklandığı gibi yanan bir kömür ateşi ve iyi havalandırılmış ( oksijen etkisi kastediliyor Ç.N) bir fırın sıcaklığı 1000 derecenin üzerine çıkarabilir bu yüksek ısı derecesi iki anahtar metalin cevherlerinin çıkarılabilmesi için kesinlikle yeterli bir sıcaklıktır.

 

Belki de pek çoğumuzun bugüne kadar hiçte dikkat etmediği sıradışı bilgiler görüyoruz. O çakmağımızı çaktığımızda çıkan ateşin aslında ne kadar büyük bir kimyasal uyumun ve ayarın eseri olduğunu görüyoruz. Öyle ayarlanmış ki iki elemente ihtiyaç duyuyor ancak bunların sürekli etkileşimde olmaması gerekli ancak etkileşimin sıfırlanmaması da gerekli. Allah belki de hiç üzerine kafa yormadığımız şeylerde dahi üstün bir plan ve görkemli bir yaratılış var etmiştir. Eğer oksijen, karbon uyumu şu an gözlemlediğimiz değerlerin biraz üzerinde olsaydı hiç bitmeyen orman yangınları vb. ile uğraşmak zorunda kalacaktık. Bu uyum hiç olmasaydı yada daha düşük olsaydı bu kez de medeniyetimiz asla gelişemeyecekti. Ancak her ikisi de olmadı çünkü hayat tesadüflerin eseri değildir, bu mümkün de değildir.

 

Evrenin Yüce Yaratıcısı Olan Allah insanoğlunun yeryüzüne tümüyle sahip olması için ona elini kullanma becerisine ek olarak ateş ve havayı da vermiştir. Aslında herşeyi vermiştir ancak bu yazı özelinde konumuz ateş ve hava olduğu için bu kadarını zikrediyorum.

 

Dediler ki: ‘Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.’ Bakara 32

 

[1] Alfred Russel Wallace, The World of Life (London: Chapman and Hall, 1910), 359-361.

[2] Witnessed in the unreactivity of soot, graphite, and coal. See Nevil Vincent Sidgwick, The Chemical Elements and their Compounds, vol. 1 (Oxford: Oxford University Press, 1950), 490.

[3] King.

[4] Wilson, 11.

[5] “Charcoal,” Wikpedia, May 12, 2016, accessed May 17, 2016, https://en.wikipedia.org/wiki/Charcoal.

[6] King, “Early Bronze and Copper Technology From the Dawn of History Until Early Historic Times (2000 B.C.-400 B.C.),”

Paylaş:

Yazar: MuratS

Gezgin, Allah aşığı, varlık bilim genel ilgi alanı- Bilim Yazarı

İlgini Çekebilir

Hayat Neden Tesadüflerin Eseri Olamaz- Proteinler

Hayat Neden Tesadüflerin Eseri Olamaz- Proteinler     Proteinler dendiğinde aklınıza sadece  vücut çalışan sporcular …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir