Allahın Varlığının En Büyük Delili, Canlılıktaki Bilgi (3) DNA ve İçerdiği Bilgi

 

Genci, yaşlısı ile artık DNA’yı bilmeyenimiz yoktur
diye düşünüyorum. Belki hücrenin diğer organelleri yada parçaları pek çok kişi
tarafından bilinmeyebilir ancak artık DNA’nın en azından herkes tarafından
duyulduğunu düşünüyorum. Toplumumuzda herhangi bir bireyi genellikle neye göre
yada hangi kıstasa göre sınıflandırırız ? Zenginlik, güç yada bilgi. Bu üçüde
kıstasların arasında yer alır ancak en çok saygı duyulan kıstas hangisidir ?
Tabiki bilgidir. DNA’da bu açıdan en çok saygı duyulacak parçasıdır hücrenin.
Aslında saygıyı DNA özelinde Allah Hazretlerine sunmamız gereklidir. Çünkü DNA
dediğimiz şey şeker ve fosfattan oluşmuş bir molekülden fazlası değildir. Onun
bu denli özel olmasını sağlayan şey yaratcının onun içerisine bilgiyi bir
şifreleme ile sıkıştırmış olmasıdır. Gelin bilginin DNA ve hücremizde nasıl
görülmesi gerektiğine bakalım. Allah Hazretlerinin hücre içerisinde kendisini
nasıl gösterdiğine bakalım.
Bildiğiniz üzere insan vücudu trilyonlarca hücreden
oluşur.[1]
Her bir hücremizin çekirdeğinde DNA bulunur. Her DNA’mızda vücudumuzun bütün
üretim planları kodlanmış durumdadır. İnsan DNA’sındaki ortalama bilgi yaklaşık
olarak ölçebildiğimiz sayfalama metodları ile 1000000, 1 milyon sayfa
civarındadır. Ortalama bir bilimkitabını 250 sayfa kabul edersek o küçücük
hücrelerimizin her birinde 40.000 adet kitaptaki bilgi kadar bilgi
bulunmaktadır. Bunun ne demek olduğunu idrak etmek için lütfen okumayı kesin ve
1 dakika kadar bunu değerlendirin.
 
 
Bu inanılmaz birşey yani yüce Allah hücre gibi
elektron mikroskopları ile ancak görünen küçücük hücrelerimizin içerisine hem
de her birine 40.000 kitaptaki bilgiye denk bilgiyi yüklemiştir. Ancak bunu
kodlayarak yüklemiştir. DNA’nın dili 4 harften oluşur. Adenin, Timin, Guanin ve
Sitozin. Protein kodlayan yada protein kodlamayıp, kodlayan bölgeleri yöneten
genlerimizin yada biraz daha çık ifadeler ile konuşayım, derimizin,
saçlarımızın, karaciğerimizin vb. üretiminin nasıl yapılacağı, bu organlar
faaliyetteyken üretilmesi ve yönetilmesi gereken süreçlerin tamamının bilgisini
içeren kodlamalar. Bir kere bu süreçlerin bilgiye dayanan süreçler olması tek
başına üstün bir aklı işaret etmekte iken Yüce Allah bununla kalmamış nanometre[2]
büyüklüğündeki uzunluklara yaşamın şifresini kodlamıştır. Kodlama sistemleri
ancak üstün bir aklın ürünüdür. Bir bilgiyi gelişi güzel bir odaya saçmakla
onları geliş tarihi, içerik detayı, kullanım alanları vb. sınıflandırarak bir
kitabın yada bir kütüphanenin içerisine sıkıştırmanız aynı şey değildir.
Bir örnek vermek gerekirse, elinizde kan kanseri ile
alakalı 10,000 sayfa bilgi mevcut. bu bilgileri sayfa numarası olmaksızın
karışık bir şekilde öğrencilere verdiğinizde bilgiyi ayıklamak bile imkansız
hale gelecektir. Yada bu bilgileri yine aynı şekilde işin uzmanlarına
verdiğinizde, uzmanların sadece bu bilgiyi alıp kategorize etmeleri ve işe
yarar hale getirmeleri süreçleri bile ayrı bir uzmanlık isteyecektir. Ama bu
10,000 sayfa bilgiyi alıp kullanım alanlarına göre sınıflandırdığınızda, sayfa
numaraları verdiğinizde, cilt cilt ayırdığınızda işlevsel hale gelecektir.
DNA’daki bilgide bu şekilde görülebilir. DNA’nın arkasındaki zeka bu örneklerde
anlaşılabileceği üzere oldukça kolay bir şekilde görülebilmektedir.
Yukarıda verdiğimiz örnekler oldukça basit ve
sınırlı açıklamalar içermektedir. DNA’nın yapısı ve işleyişinde arkasında görünen
zekayı anlatmak için sayfalarca yazı yazılması gerekmektedir. Belkide binlerce
sayfa yazmak lazım gelir. Bir kere bir sistem tesadüfen oluşamaz. Örnek olarak
bir uçağı ele alalım. Uçağın kendisi bir sistemi temsil etmektedir. Uçak bir
kere şekliyle uçuş için tasarlanmıştır. İçerisindeki navigasyon, otomatik
pilot, yakıt sistemi, kalkış ve iniş takımları bunların birbirleriyle uyumu bir
sistemi ifade etmektedir. Bu sistemin rüzgarların, depremlerin yardımıyla kendi
kendine oluştuğunu iddia etmek DNA’nın tesadüfen oluştuğunu iddia etmek ile
aynıdır. Hatta ikisi arasında bir kıyaslama yapmak gerekirse uçağın tesadüfen
oluşması DNA’nın oluşmasından daha muhtemeldir diyebiliriz.
40/67. Sizi topraktan,
sonra bir damla sıvıdan, sonra yapışkan bir nesneden yaratıp, sonra ergenlik
çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya getiren
O’dur. Kiminiz daha önce öldürülür, kiminiz de belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız.
Belki artık aklınızı kullanırsınız.


 

[1] Bu
konuda tam bir sayı verilememektedir. Bazı bilimadamlarına göre sayı 100
trilyon civarındayken bazıları için 40-50 trilyon aralığındadır. Ben yazıda 80
trilyon rakamını tercih edeceğim.
[2]
Nanometre bir milimetrenin milyonda biri uzunluğu gösterir. 1 metre 100 cm, 100
cm 1000 mm dir. Buna göre hesabınızı yapabilirsiniz. https://www.nedir.com/nanometre
Erişim tarihi : 01/03/2020
Paylaş:

Yazar: MuratS

Gezgin, Allah aşığı, varlık bilim genel ilgi alanı- Bilim Yazarı

İlgini Çekebilir

Evrimin Temel Sorunları- Fossil Kayıtları Yaratılışı Gösteriyor

Profesör Jonathan Wells şuradan orjinalini görebileceğiniz bu özet yazıda seküler evrim görüşünün fosil kayıtları sorunlarından …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir