Insanligin En Büyük Utanci: Kolelik

İnsanlığın En Büyük Utancı: Kölelik

“Bir insanı öldürmek korkunçtur. Ama bir insanı hayattayken özgürlüğünden etmek, annesini, babasını, evladını ve ismini elinden almak… Belki de insanlığın işlediği en büyük zulümdür.”

  1. ve 19. yüzyıllarda Doğu Afrika’nın toprakları, insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden birine sahne oldu. Aslında tum insanlik tarihi boyunca bu trajediler yaşandı ancak biz bu yazıda köleliğin en büyük kaynaklarından olan Dogu Afrikada sinirli bir sureye sinirli bir iktidara cüzi oranda değineceğiz.

Bugünkü Tanzanya, Kongo, Mozambik ve Malawi’nin iç bölgelerinde yaşayan binlerce insan, gecenin karanlığında köylerine yapılan baskınlarla esir alındı. Çocuklar annelerinin kollarından çekilip alındı. Eşler birbirinden ayrıldı. Yaşlılar yürüyemedikleri için çoğu zaman öldürüldü. Sağ kalanlar ise yüzlerce kilometrelik ölüm yürüyüşlerine zorlandı.

Bu insanlar sonunda Zanzibar’a ulaştırılıyor, burada açık pazarlarda fiyat biçiliyor ve Umman’a, Basra Körfezi’ne, Hindistan’a veya adalardaki plantasyonlara gönderiliyordu. Tarihçiler, 19. yüzyılın ortalarında yalnızca Zanzibar üzerinden her yıl on binlerce insanın köleleştirildiğini belirtmektedir.

Resim Kaynak : https://fanack.com/wp-content/uploads/The-Omani-Empire.pdf

Zanzibar: Baharat Kokusunun Ardındaki Kan

Bugün turistlerin hayran kaldığı Zanzibar’ın taş sokakları bir zamanlar köle pazarlarının bulunduğu yerlerdi.

Sultan Sayyid Said bin Sultan, 1830’lu ve 1840’lı yıllarda yönetim merkezini Umman’dan Zanzibar’a taşıdı. Karanfil plantasyonları hızla büyüdü. Ancak bu zenginliğin temelinde özgür işçiler değil, köleleştirilmiş Afrikalılar vardı. Plantasyonların büyümesiyle birlikte köle ticareti de büyük ölçüde genişledi.

Bir tarafta saraylar yükseliyor, diğer tarafta çocuklar annelerinden koparılıyordu.

Bir tarafta servet büyüyor, diğer tarafta insanlık küçülüyordu.

 

Sir David Livingstone’un mektubu:

“The most startling disease… seems to be brokenheartedness.”

Türkçesi:

“Kölelerde gördüğüm en sarsıcı hastalık, kırık kalplilikti.”

Devamında:

Evlerinden tamamen koparılan insanların kısa sürede öldüğünü anlatıyor. 1

Tippu Tip: İnsan Ticaretiyle Servet Kuran Adam

Dönemin en güçlü köle tüccarlarından biri Tippu Tip (Hamed bin Muhammed el-Murjebi) idi.

Kendi hatıratında Afrika içlerine yaptığı büyük kervan seferlerini, kurduğu ticaret ağlarını ve kazandığı serveti anlatır. Onun satırlarını okurken en ürkütücü şey, anlattığı vahşeti vahşet olarak görmemesidir.

İnsanlar…

Sadece ticaretin bir parçasıdır.

Fildişi…

Silah…

Köle…

Hepsi aynı muhasebenin satırlarında yer alır.

Avrupalı seyyah Henry Morton Stanley, Tippu Tip’in ilerlediği bölgelerde yüz binlerce insanın köleleştirildiğini, köylerin yağmalandığını ve kervanların yüzlerce esirle hareket ettiğini yazar.

 

 

 

“The slaves were compelled to sleep… under a central bar…”

Türkçesi:

“Köleler gece boyunca kaçamasınlar diye birbirlerine bağlanarak yatırılıyorlardı.” 2

Afrikanin en vahşi en acimasiz en asagilik kule tüccarlarından biride bu Tipoo Tip lakabı verilen gercek adi Hamad bin Muhammad bin Juma bin Rajab el Murjebi bu adam yuzbinlerce masum insani kolelestirmis ve onları dünyanın icra koselerinde helak olmaya sürüklemiştir.

David Livingstone’un Gördükleri

İskoç kâşif ve misyoner David Livingstone, Doğu Afrika’da gördüğü manzaraları İngiliz hükümetine rapor etti.

Kafilelerde insanlar boyunlarından çatallı ağaç parçalarıyla birbirlerine bağlanıyordu.

Kadınlar ve çocukların elleri bağlanıyor, yürüyemeyenler geride bırakılıyor veya öldürülüyordu.

Bir İngiliz konsolosuna verilen ifadede yaklaşık 900 kişilik bir köle kafilesinin tek bir askerî birlik gibi ilerlediği anlatılır. İnsanlar geceleri bile boyunlarındaki çatallı çubuklarla birbirlerine bağlanarak uyutuluyordu.

İnsan…

Artık insan değildi.

Yürüyen bir maldı.

Emily Ruete’nin Anıları

Zanzibar Sultanı’nın kızı Emily Ruete (Seyyide Salme), anılarında köleliğin saray çevresinde ne kadar sıradan görüldüğünü anlatır.

En sarsıcı nokta, köleliğin varlığı değil; insanların onu günlük hayatın doğal bir parçası gibi kabul etmiş olmasıdır.

Ruete, İngilizlerin köleleri serbest bırakma politikalarını eleştirirken, özgürlüğüne kavuşan insanların çalışmak istemediğini iddia eder. Bugün bu satırlar, köleliğin nasıl normalleştirildiğini gösteren çarpıcı tarihî belgelerdir.

İşte kötülük bazen böyle görünür.

İnsanlar zalim oldukları için değil…

Zulmü normal gördükleri için.

Bir Çocuğun Kaybettikleri

Doğu Afrika köle ticaretine ilişkin tanıklıklarda tekrar eden ortak tema aynıdır.

Çocuk…

Bir sabah ailesiyle uyanır.

Akşam olduğunda artık annesi yoktur.

Babası yoktur.

Kardeşi yoktur.

Adı bile yoktur.

Artık o yalnızca satılacak bir bedendir.

Tarihçiler, çocukların özellikle ev hizmetlerinde, tarımda ve ev içi kölelikte yoğun biçimde kullanıldığını; ailelerin sistematik olarak parçalandığını ve bunun köle ticaretinin en yıkıcı sonuçlarından biri olduğunu belirtmektedir.

Kur’an’ın Çağrısı

Kur’an, insanın özgürlüğünü ve onurunu merkeze koyar.

Birçok ayette köle azadı büyük bir erdem ve kefaret olarak teşvik edilir.

Muhammed Suresi 4. ayette savaş esirleri hakkında şöyle buyrulur:

“Savaş sona erince onları ya karşılıksız salıverin ya da fidye karşılığında bırakın.”

Bu ayet, savaşın bile sonsuz bir esaret düzenine dönüşmemesi gerektiğini gösteren önemli bir ilkedir.

Kur’an ayrıca;

  • Köle azadını büyük bir iyilik olarak över (Beled 90:13),
  • Birçok günahın kefareti olarak köle azadını öngörür (Nisâ 4:92, Mücâdele 58:3),
  • Kölelerin özgürlüklerini satın alma taleplerinin desteklenmesini ister (Nûr 24:33).

Bu ayetler, insanı zincire vurmayı değil; zincirleri çözmeyi ahlaki bir ideal olarak ortaya koyar.

 

Yüce allah insanin insana melekutluk yaptıgı bu düzene tarihin hiçbir doneminde müsaade etmemiştir. Carpitilarak kullanılan kale kaynaklarında dahi mezhepler köleliğin kaynagini Savas esirleri ile sinirli tutmuşlardır ancak gercekte Savas esirliği kolelik degildir ve Yücel Allahin bununla ilgili emri karsilikli yada karsiliksiz esirlerin serbest birakilmasidir.
(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur. Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır. Muhammed 4

Son Söz

Köleliğin en ağır tarafı kırbaç değildir.

Bir annenin çocuğuna son kez sarılmasıdır.

Bir çocuğun annesinin elini son kez hissetmesidir.

Bir babanın evladının satıldığını seyretmesidir.

Bir insanın adının yerine bir fiyat yazılmasıdır.

Kölelik yalnızca insan bedenini değil;

Vicdanı…

Merhameti…

Aileyi…

Ve insanlığı köleleştirir.

İnsanlık tarihinin en büyük utançlarından biri, insanların başka insanları alınıp satılan bir mala dönüştürebilmiş olmasıdır.

Bu utanç bir milletin değil…

Bir dinin değil…

Bir kıtanın değil…

Zulme sessiz kalan bütün insanlığındır

 

Muhammed Peygamber doneminde islam devleti adına Peygamberin yasadigi donem boyunca kimse kolelestirilmemis ancak Savas eşitliği sistemi sinirli surelerde kullanilmistir. Kuran icinde insanların kolelestirilebilecegine, Savas esirlerine tecavuz edilebileceğine dair hiçbir pasaj yoktur. ancak islam mezhepleri eski Arap geleneklerini tekrar dinin icine boca ettikleri icin maalesef dinin bir parçası gibi pratikte muslumanlar da batılılar kadar olmasada bu günaha ortak olmuşlardır. Özellikle Türkler özelinde kolelegin daha yumuşak bir sekilde sinirli bir bicimde kullanildigi gorulurken Ingilizler ve Araplar bu konuda hiçbir sinir ve vicdan tanimamislardir.

 

 

1- https://livingstoneonline.org/spectral-imaging/the-letter-annotations?utm_source=chatgpt.com Erisim Tarihi 01.08.2026 ( Sir David Livingstone bir tip doktoru ve misyoner olarak Afrikada uzun yıllar zaman geçirmiş ve çok ciddi bilgiler ve anılar biriktirmiştir. )

2- https://en.wikisource.org/wiki/The_slave_trade_of_east_Africa?utm_source=chatgpt.com Erisim Tarihi 01.08.2026

 

 

Daha fazla okuma yapmak isteyen insanlar icin kaynaklar :

 

  • https://archive.org/details/tippootibstoryof00brod/page/26/mode/2up
  • https://ia801604.us.archive.org/35/items/tippootibstoryof00brod/tippootibstoryof00brod.pdf
  • https://library.si.edu/digital-library/book/tippootibstoryof00brod?utm_source=chatgpt.com
  • https://en.wikisource.org/wiki/The_slave_trade_of_east_Africa?utm_source=chatgpt.com

Ayrica Sir David Livingstone, Henry Morton Stanley, John Kirk, Verney Lovett Cameron ve İngiliz Parlamento raporlarında bol miktarda detay bilgiye ulaşabilirsiniz.

 

 

Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sâhib çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki ALLÂH’ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvâda en ileri olandır. Muhakkak ki ALLÂH herşeyi bilir, her şeyden hakkıyla haberdârdır. Hucurat 13

Paylaş:

Yazar: MuratS

Gezgin, Allah aşığı, varlık bilim genel ilgi alanı- Bilim Yazarı

İlgini Çekebilir

Ronaldo Lily Jay Andrew Tate- Muslumanlarin Akillarini Kullanma Zamani Gelmedimi

Lily Jay, Andrew Tate vb leri. Suclari kanitlanmayan insanlari burada yargilamak istemem ama cok ciddi …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir