Çinko Mineralinin Sağlığımız İçin Önemi ve Faydaları

Sağlığımız bize Yüce Allah’ın bir hediyesidir. Muhammed Peygamber bir sözünde ”İnsan iki şeyin önemini elinden gitmeden anlamaz. Sağlık ve vakit demiştir.” Gerçektende böyledir, insan sağlığını kaybetmeden aslında ne kadar büyük bir nimetin içinde olduğunu genelde fark edememektedir. Basit bir diş ağrısı yada midede, bağırsakta gaz problemi kişiye dünyayı dar edebilmektedir. O halde bize düşen öncelikle Allah’a verdiği sağlık için şükretmek ve bu şükrü samimi bir şekilde hem eliyle hem diliyle uygulamak. İkinci olarak ta sağlığını yine Allahın verdiği nimetler ile korumak ve hastalandığında da şifa bulmak için dua ve tedavi yöntemlerini uygulamak olmalıdır. Bu yazıda Çinko mineralinin sağlığımız için faydalarını ve eksikliği durumunda nelere yol açabildiğini inceleyeceğiz.

 

Çinko, insan sağlığı için çok önemli bir mineraldir. Metabolizma, sindirim ve sinir sistemini yöneten onlarca enzimi etkiler. Çocukluk, ergenlik ve gebelik döneminde gelişmeyi destekleyen minerallerin başında gelir. Ayrıca bağışıklık sistemini destekler, cilt sağlığı, DNA sentezi ve üretimi için gereklidir. Çinko eksikliği boy kısalığı, tat ve koku alma duyularında sorunlar oluşmasına neden olur. İnsan vücudu çinkoyu depolayamadığı için ihtiyaç duyulan miktarın düzenli olarak alınması gerekir. Çinko seviyesinin korunması için erişkinlerin günde ortalama 8 ile 12 mg arasında çinko alması gerekir.

 

Çinko Bağışıklık Sistemimizi Kuvvetlendirir

 

Çinkonun eksikliği bağışıklık sistemini çok olumsuz etkileyebilmektedir. Bu durum immün sistemin vücudu yabancı ve zararlı etkenlerden korumasını engellemekte ve kişinin daha kolay hastalanmasına neden olmaktadır. Vücudun hastalıklara ve mikroplara karşı korunması için bu sistemin düzenli olarak çalışması şarttır. Hafif ve orta dereceli eksik ise makrofaj ve nötrofil işlemleri üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır.

 

Makrofaj ve nötrofil, bağışıklığın korunması için çalışan sistemler olarak vücudu korumaktadır. Hastalıklardan korunmak için düzenli olarak çinko içeren besinler tüketmek, eğer doğal olarak alınamıyorsa takviye olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Çinko eksikliği saç dökülmesine neden olur

Kadın ve erkeklerde meydana gelen saç dökülmeleri, her yaşta  yaygın olarak görülebilmektedir. Yapılan araştırmalar, saç dökülmesinin ilk nedenini sağlıksız beslenme ve mineral eksikliği olduğunu göstermiştir. Çinko, saç köklerini güçlendiren çok önemli bir mineraldir. Her gün düzenli olarak tüketilen çinko içerikli besinler, beklenmeyen saç dökülmelerini azaltmakta ve engellemektedir.

 

Çinko ve diğer tüm besinler Yüce Allahın bize nimet olarak hediyesidir. Sağlık nimetlerin en büyüğü iken onu korumak için verilen nimetlerde bir o kadar önemlidir. Sağlığımızı korumak için dengeli beslenmemiz gerektiği kadar ömrümüze bereket gelmesi için gündelik hayatımızda Evrenin Yüce Yaratıcısı Allah’ı unutmamalıyız. Allaha yönelen her kalp, her zihin en nihayetinde kendi iç dünyaında huzur bulmuş olacak buda aynı zamanda bağışıklık sistemini destekleyecektir.

 

Çinko Göz Sağlığı İçinde Önemlidir

 

Çinko göz sağlığı, gözün görme faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmesi içinde oldukça önemli bir mineraldir. Halk arasında giderek yaygınlaşan Makula Dejenerasyonu isimli hastalığa karşı da günlük çinko alımının muntazaman yapılması gereklidir.

 

Çinko İçeren Besinler

 

Çinko içeren besinlere değinmeden önce kısaca şunu belirtmem gerekli; Fazladan alınan herhangi hiçbir şey faydalı değildir ve çinko mineralide bunlara dahildir. Genç yetişkin bir erkeğin günlük çinko ihtiyacı 11-12 mg dır ve dengeli beslenen herhangi her birey bu oranda çinko alabilmektedir. Hem paranızı hem sağlığınızı koruyun vitamin mineral takviyelerinden uzak durun.

 

  • Yeşil mercimek
  • Yeşil yapraklı sebzeler
  • Mantar
  • Antep Fıstığı, Yer fıstığı, Badem, Fındık, Ceviz
  • Kırmızı Et
  • Deniz mahsulleri
Paylaş:

Yazar: MuratS

Gezgin, Allah aşığı, varlık bilim genel ilgi alanı- Bilim Yazarı

İlgini Çekebilir

Evrimin Temel Problemleri- Homoloji

Site Yazarı Önsözü   Prof. Jonathan Wells’in ikinci yazısı Homoloji ile devam ediyoruz. Homoloji yine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir